“Taliban gibi kendini insanlara empoze eden rejimler uzun sürmeyecek”


Ömer Ahmedi, 26

1996 yılında ilk Taliban rejiminin karanlık günlerinde Afganistan’da doğdum. Babam The New York Times’ın Kabil Bürosu aşçısıydı. Aile ekonomik olarak en zor durumdayken babam aileyi geçindirmek için çok çalışmamız için bizi gönderebilirdi ama bunun yerine bizi eğitmeyi seçti. Hayat yolum onun seçimiyle şekillendi.

Kardeşlerim, kız kardeşim ve ben hepimiz okula gittik. Liseden mezun olduktan ve teknoloji alanında önlisans derecesi kazandıktan sonra, uluslararası ilişkiler ve diplomasi okumaya ve ülkemde savaş ve terör adına neler olup bittiğini anlamaya karar verdim.

Dileğim, Anavatanımın barış ve refah ışığına doğru ilerlemesiydi. Bu, Afganistan’daki binlerce sınıf arkadaşımın paylaştığı bir rüya.

Aileyi desteklemek için gündüzleri Afganistan’da bir telekomünikasyon şirketinde çalıştım ve akşamları üniversiteye gittim. Ders çalışmak için geç kalktığımı ve sabah işe gitmek için erken kalktığımı hatırlıyorum. Zor bir zamandı, ama daha iyi bir yarın arzusu beni çok çalışmaya motive etti.

Sonra geçen ağustosta her şey alt üst oldu. 20 yıldır Taliban’a karşı savaşmamıza rağmen, ailem ve ben hayatlarımız için göç etmek zorunda kaldık.

Üniversiteden sürgünde mezun oldum. Diplomam vardı ama vatanımı kaybetmiştim.

Her şeye rağmen hala ülkemin yarınlarının daha iyi olacağına inanıyorum ve umuyorum, bu yüzden eğitimime devam edeceğim. Uluslararası ilişkiler öğrencisi olarak, Taliban gibi kendi kendini empoze eden rejimlerin uzun sürmediğini öğrendim. Afganistan’ın modern tarihini anladığım kadarıyla, tarihteki bu zaman içinderın geçtiğini ve insanların bir gün kendi kaderlerine yeniden karar vereceklerini açıkça görüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bildirimler kapat